Açılım, demokrasi, derken gündemin demokrasi adına tartışıldığı bu günlerde AK Parti’nin geleceğimizi nasıl şekillendirmeye çalıştığını sorgulama zorunluluğumuz elbette vardır. Ama gelin görün ki muhalefetin yaptıklarıyla meşgul bir gündem de AK Parti’nin yaptığı veya yapmadığı ya da yapmak için uğraştığı konuları tartışmamızın imkânlarını ortadan silen bir muhalif sistem var.
Gündemin boğazını sıkan ve AK Parti’yi halkın gözünde büyüten ve kendini ufalttıkça ufaltan bir muhalefet anlayışını halkımız iyiden iyiye görmeye başladı. Bu muhalefet anlayışının halk adına nasıl yararlı olaylara imza attıklarını çok değil yakın siyasi geçmişlerine baktığımızda nasıl sisli ve puslu bir hava oluşturmaya çalıştıklarını görebiliriz.
Muhalif çalışmalarıyla geçmişten bugüne kadar halkımıza ne kazandırdılar-ne kaybettirdiler diye iktidarı değil muhalif zihniyeti sorgulamamız da, demokrasimiz ve geleceğimiz adına önem arz etmektedir.
CHP’nin 8 yıl boyunca 150 kez Anayasa mahkemesine gittiğine bakarak büyük işler yapmış ön görüsüne kapılabilirsiniz. Ama işin aslı hiçte öyle görünmüyor. Bu zihniyet halkın ve demokrasinin bugününe, geleceğine ve geçmişine faydası dokunacak ne varsa sırf muhalefet olsun sırf baltalamak için adeta AYM (Anayasa Mahkemesi) önünde nöbet tuttular. Peki CHP’nin iptalini istediği, ülke demokrasisine, geleceğine ve bugününe fayda sağlayacağını düşündüğümüz şeylere bakınca; Türkiye’ye nasıl hizmet ettiklerini ya da ülke halkına nasıl ihanet ettiklerini çok daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Katsayı,367,Başörtüsü,2B,Fakir öğrencilere burs, YÖK değişiklikleri ve ismini sayamadığımız birçok çalışmayı iptal ettirdi.
Güneydoğu Anadolu Projesi yani GAP’a, Doğu Anadolu Projesi yani DAP’a kaynak aktarımına karşı çıktılar. MHP ile sürekli dirsek teması halinde, ne CHP ne de MHP’liler bu politikadan şimdiye kadar hiçbir fayda göremediler. Sırf muhalefet olsun diye; bu halk yaptıklarına prim vermedi, vermiyor ve vermeyecekte.
CHP’nin halka karşı dürüst olmadığını dürüst davranmadığı taraftarıyım. Çarşaf vb. açılımlar yaparak iktidarın taktiğini kullanıp oy sayısını arttırmaya çalıştılar. Dini değerlere karşı devamlı mesafe koyan bir CHP zihniyeti asla samimi bulunmadı. Bulunacağını da pek sanmıyorum.
Gelelim MHP’ye;
MHP de yaşanan son meclis olaylarında, nasıl bir muhalefet anlayışına sahip olduğunu gösterdi. Genel başkan Bahçeli de yaptığı saldırgan ve tehditkâr açıklamalarıyla kayıp vermeye devam etti.
Bu ülkede muhalefetin tek amacı, hangi şekilde olursa olsun iktidarı çalıştırmamak ya da çalışmalarını provake edip meclisin işlemesini engelleme çalışmaktır. Bundan ülkemiz ve gelecekte de çocuklarımız büyük zarar görecektir. Biz halk olarak muhalefet partilerinden proje ve gerçeklik bekliyoruz. Bir proje sunup sonrasında projesine sahip çıkmayan zihniyet istemiyoruz. Astığım astık kestiğim kestik zihniyetiyle dillerinden düşürmedikleri şarkıları dinleyen ve dinleyecek seçmen kalmadı. Artık bunun da farkına varmaları gerekir.
MHP halkın değerlerine karşı geçmişten bugüne kadar asla samimi bir duruş sergilememiştir. Dini ve ahlaki değerlerimizin yanında, milli davalarda da CHP den geri kalmamış ruhunun ait olduğu yeri yani CHP’nin ruh ikizi olduğunu göstermiştir.
Son Avrupa parlamento başkanlığı seçiminde hiçbir aklıselim vatandaşın tasvip etmeyeceği bir tavır sergilemeye devam etmeleri bunun en belirgin özelliğidir.
Bu muhalefet değil, ihanettir.
Son olarak;
Eğer iktidar olma isteklerinde samimi iseler, İktidar olmak güçlü bir muhalefet politikasının ürünü olmalıdır. İktidar olmak muhalefetten geçiyorsa; vatandaş olarak bu zihniyetteki muhalefet partilerinden daha düzeyli ve seviyeli muhalefet bekleme hakkımız olduğunu bildirmekte en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum.
Saygı ve sevgi ile kalın…
BaYGeNcO
baygenco@msn.com
baygenco@gmail.com
www.baygenco.com